04.07.2009
   Cumartesi

  Afşar »»

  Alattin »»

  Baran »»

  Burak »»

  Cihat »»

  Ekrem »»

  Ercan »»

  Erkan »»

  Hakan »»

  Hasan »»

  R.Işık »»

  Tada »»




  Çalakalem

  Üyelik

  Mesajınız




















İMD
Islanalım Yağmurlarda
Çıldırmıştı sokaklarda yağmur
Biz çılgın çocuklardık o gece
Kutup olsun istedim İstanbul
Kısaydı bu mevsimde geceler

Ben acılara alışığım çocuk
Acıların harmanında büyüdüm
Seninki kanasa da içimde
Kan tükürür kızılcık derim................. (Hasan Öztürk)

Barselona..... Barselona.....
    Barselona'yı gören her ziyaretçinin bu şehirle ilgili olarak aklında şehrin başka başka özelikleri kalabilir, kimi için Katalan kültürü, kimi için La Ramblas'ın cıvıl cıvıl ortamı, kimi için nefis deniz ürünleri, kimi için müthiş futbol takımı ve fanatik taraftarları. Ama bence şehre damgasını vuran tek bir kişi var, o da Antoni Gaudi....................... (Ercan Karaefe)

İş Adamı Dürüst Olmalı mı?
Dürüstlük, sosyal bir erdem veya diğerleri için fedakarlık yapmak demek değildir. Ahlakı önemsemeyen, sadece kendisini düşünen bencil insanın kendi çıkarı için uygulaması gereken bir erdemdir........... (Baran Kaya)

Okulun İlk Günü
  ....................(Alattin Çakır)

Yanılgı
bir gülümsesen, ah bir gülümsesen
saf bir inanışla öleceğim
gitmeye istekli ayaklarına bir çelme takıp
seni kollarıma düşüreceğim.............. (R.Işık Güngör)

Bali: Kalabalığın İçinde Yalnız Bir Ada
    Bali, modern dünyanın içinde sıkışıp kalmış minik bir ada gibi görünse de harita üzerinde, aslında 80-100 yıl öncesinde kalmış, büyük ve gizemli bir gezegen gibi. Oradayken dünya yalnızca Bali'den ibaret, huzurlu, sakin yavaş akan bir su. Beş duyunuza cömertçe hitabeden, bunu yaparken de karşılık beklemeyen, ömür boyu kalınabilecek bir cennet... Burnunun dibindeki savaşlara arkasını dönmüş ve cennet olarak kalmaya kararlı davranmış gibi............ (Tada Kılınç Karaefe)

Son Fok
Çakallara bırakamazdım Garip'in ölüsünü. Yattan aldığım bir kulaç kadar bir ipe büyükçe bir taş bağladım. İpin bir ucunu da Garip'in kuyruğuna bağlayıp onu doğup büyüdüğü derin sulara gömdüm............... (Hasan Öztürk)

Yol
  .....................(Baran Kaya)

Sarı
Duyduğun koku güz yağmuru değil, söğüt dalından aşağı, gümüş yağmurcunun kokusu: Çitin üzerinden, güneşe doğru havalanan son kuşu gökyüzünün. Şimdi öyle yalnızız. Kurşun renkli, yaşlı bir kadının sesi var içimizde: Konuşan değil, bizimle ölüşen.......... (Burak Kaya)
                                          ©alakalem'deki yazıların tüm hakları yazarlarına ait olup izin alınmaksızın alıntı yapılamaz, kopya edilemez, çoğaltılamaz.